Çevrimdışı
Üye silindi 63625
Ekim. Sen güzel geldin , sen güzel geldin bana. Bana bir güzellik , bana bir seviye daha kattın. Bekledim , sabrettim , unuttum , yeniden hatırladım , ama bir yere hafızama kazıdım. Ekim ; sen beklediğim bir ruhu getirdin. Simyacı olmadım asla , kadın erkek ilişkilerinde asla gereksize düşmedim , ama bir erkeğin en ulaşabileceği derecede kadınlarla da oldum. Şimdi başka bir meşru hazzı yaşamaya sıra gelmişti. Ruhumu dolduran haz… Mana.
Bekledim , ne için ? bilmiyorum.
Zaman , ne zaman ? şimdi dün…iradem dışında yaptığım keşfe döndü.
Bekledin madem , neden ? bilinmezlik.
Öyle bir zamana getirmek istedim ki , beni sakinleştirsin. Sorgusuz sualsiz , art niyetsiz , kimseye hesap vermeden sakinleşmek.
5 ekimmiş vakit. Yağmur yoktu dün. Sabah erkenden işlerimi takip etmeye gittim , ama olmadı. Öğleden sonrası için eve döndüm , kitap okudum az , dinlendim derken çıktım. Etiler e vardığımda başladı yağmur. Yardımda cimri , hasarda müsrifti. Beyaz vardı bende , Mana da ise siyah. Kontrastın uyumuna gittim , bu kadar zıtlık taşıyan iki rengi grinin elli tonu yapmaya. 51 oldu oldu belki de , belki…49
Yoldayken söylemek istediğim çok şey geçti aklımdan belki , ama o kapıdan girince hepsini unuttum. Yağmur taneleri aldılar hepsini benden. Evet sevgili Mana , sizi görür görmez , ruhunuzun , güzelliğinizi yücelten yansımalarıyla uyum sağlayacak pek söz bulamıyorum. Üstelik o kapıdan girip o koltuğa karşınızda oturunca az evvelki yağan yağmur yerini başka bir dünyaya bırakıyor. O an ki duygularım geride kalanları siliyor. Her yeni geçirdiğim dakikada ender deneyimlerime bir yenisini daha ekliyorum. Geçen her saat , sanki görünmeyen bir vida misali , ruhumu keşfetmek için bir tur daha dönüyordu. Çalan müziğin tınısı , salondaki mobilyalar , birkaç fotoğraf , sehpada ki uyum…fransa da bir yerleri andırdı bende. Nerdesin ?
Mana nın tam karşısında. Ne için ? yeni bir seviye keşfi için.
Çok canlı , çok sıcak , çok sempatik , yapıcı , erkeği çekip çeviren cinsten. Benzetecek olursam : dişi Aslan misali. Ancak bu kadar iyi bir fizik olabilir. O sırtı , o kadınsı kusurları , o omuz başları , o memeleri , o harika yanmış çikolata teni. Konuşurken gözlerime bak demesi…
Diyecek bir şeyim yok benim. Vadideki zambak şu anda karşımda. Tahmini 80 cm boşlukta karşımda. Konuşurken gözlerime bakar mısın ?
Bu söz , edindiğim bu müthiş deneyim de sanki bir pastanın bir tane olur ya hani o çileği , kirazı meyvesi gibi. Harika.
Neden geldim ben buraya ? zambağı koklamak , derin nefes alıp bir defa daha bu eylemi denemek için.
Esas amacım seks değil – yalan yok. Bu kadını sevgili vadideki zambağı gerçekten çok merak ediyordum. Benim için bu farklı bir haz.
Konuşmak , merakı gidermek , o salonda oturmak , arada mana ya dokunmak …
Yetmez , yeter mi ? yetmez. Bu zambağın derinliklerini keşfetmek , tenindeki sıcaklığı yakalamak , o gerdanını öpmek , o gerdandaki kokuyu içine çekmek gerek.
tanışıyoruz , konuşuyoruz , gözlerimde dokunuyorum ; her yerine. konuşuyor susuyorum , izliyorum. dakikalar geçiyor. Oda değiştirme vaktidir.
Alınan sıcak duş , çok hoş aydınlıktaki yatak odası. Masif kaplamalı aynalar…
Diyecek bir şeyim yok. Mabed mi dersiniz , oda mı dersiniz , özel oda mı dersiniz bilmem. İlgilenmem de.
Gfe ile pse e arasında bir yerlerde , etiler semtinde , İstanbul şehrinde , gökyüzü ile yer yüzünün ortasında , bulutların altında ama zeminden de yukarıda , kalabalıktan son derece uzak , ama bir o kadar haz veren an geldi…
Oral , o fiziğe dokunmak , o hayran olduğum fiziğe erişmek , erekte olayım derken o güzelliğe bakakalmak. İzler kalır , izler kalırsın.
Demiştim , aslan gibi kendisi , seksi seviyor , sizin fazla bir şey yapmanıza gerek var yok bilmem pozisyon şudur budur çok aslında anlatmasam bile olur. Yüz yüze bakan yada bakmayan kucaktaki o seks. Hele o oral yaparken dümdüz uzanıp arka tarafa doğru izlemek. Avuçlamak kelimesini cümle içerisinde kullan deseler ; hangi erkek cümleden çok eylem yapmayı tercih etmez ki ? o memeleri avuçlamak , kalçalara nüfuz etmek , derinlere girip o teslimiyeti paylaşmak. Siyah ve beyaz griye döner. Diyecek bir şey yok. Mükemmel. Psikolojik olarak verdiği etki inanılmaz. Ne yalan söyleyim ben bekliyordum ama yani , mükemmel…
Yoruluyorum , zor da olsa sonunda seks dediğimiz rahatlama gerçek oluyor. Aynada izlemesi , o an o yatakta o ortamda olması , bir defa daha yazıyorum , psikolojik olarak ; Mükemmelll.
Sırayla tekrar kısa duş , sıra biraz daha sohbet , biraz daha derinlere inmekte.
Kimin aralayacağını bilemezsin , karanlığın içinde görmediğin gerçekleri gün yüzüne çıkaracak ışığın süzüldüğü kapıyı. Mana , o kapıyı açtı. Beklediğime değdi.
Yaprak yaprak okuyorum , sanki kitap. Teşebbüs etmeler sanki cezasını bulmak için eyleme dönüşüyor. Karar tarafı Mana , sanki bu evde olanlar emirlere amade…
Yatak odasına atılan adımlar ikinci seksin , kontrastın artık farklı renklere geçmesinin habercisi. Oral , orallar , altı ve dokuzlar , dokuz ve altılar , altmış ve dokuzlar … o bitmek bilmeyen enerjisi… doggy ile başlayan birleşme. Mükemmel. Kaç defa bu kelimeyi kullandım saymadım – gerekte yok buna. Yazdığım her ne varsa burada – yazdığım her ne iltifat varsa – tamamına talip ve tamamını hak ediyor Mana. Bu doggy , hayatımda az zaman yaşadığım etkiye sahip. Yorgun olmasam , daha uzun devam edebilsem keşke. Misyoner filan derken inzaghi ikinci golü inanılmaz bir hj ile atıyor. Kasılmalar , kramplar , hafızanın durması filan. Çıkmadan son bir şey içelim – hazır zaman da varken. 120 dakika gelir geçer , ama böylesi gelir fakat devam eder.
Bu ilk görüşmeydi – ama son olmayacak. Yukarıda yazdığım o vida birkaç tur daha dönecek , bu ruhum biraz daha doyacak. Son defa daha yazmak istiyorum – izninizle
Psikolojik olarak aldığım haz – mükemmel.
Geçirdiğim zaman – sanırım sınıfında ilk ve tek.
Bulunduğum en güzel – ev ortamı. Çok beğendim.
Gördüğüm misafirperverlik – çok başarılı
Tanıdığım bir kadın Mana – mükemmel.
Mana yı , ağırlamasını , yatak odasını , sohbetini , konuşurken gözlerime bak demesi – ben o arada o memeleri izliyordum bu arada - , sıcaklığı ve enerjisi , mükemmel.
Diyecek son cümlem ; vadideki zambak gibi…
Teşekkürler…
Bekledim , ne için ? bilmiyorum.
Zaman , ne zaman ? şimdi dün…iradem dışında yaptığım keşfe döndü.
Bekledin madem , neden ? bilinmezlik.
Öyle bir zamana getirmek istedim ki , beni sakinleştirsin. Sorgusuz sualsiz , art niyetsiz , kimseye hesap vermeden sakinleşmek.
5 ekimmiş vakit. Yağmur yoktu dün. Sabah erkenden işlerimi takip etmeye gittim , ama olmadı. Öğleden sonrası için eve döndüm , kitap okudum az , dinlendim derken çıktım. Etiler e vardığımda başladı yağmur. Yardımda cimri , hasarda müsrifti. Beyaz vardı bende , Mana da ise siyah. Kontrastın uyumuna gittim , bu kadar zıtlık taşıyan iki rengi grinin elli tonu yapmaya. 51 oldu oldu belki de , belki…49
Yoldayken söylemek istediğim çok şey geçti aklımdan belki , ama o kapıdan girince hepsini unuttum. Yağmur taneleri aldılar hepsini benden. Evet sevgili Mana , sizi görür görmez , ruhunuzun , güzelliğinizi yücelten yansımalarıyla uyum sağlayacak pek söz bulamıyorum. Üstelik o kapıdan girip o koltuğa karşınızda oturunca az evvelki yağan yağmur yerini başka bir dünyaya bırakıyor. O an ki duygularım geride kalanları siliyor. Her yeni geçirdiğim dakikada ender deneyimlerime bir yenisini daha ekliyorum. Geçen her saat , sanki görünmeyen bir vida misali , ruhumu keşfetmek için bir tur daha dönüyordu. Çalan müziğin tınısı , salondaki mobilyalar , birkaç fotoğraf , sehpada ki uyum…fransa da bir yerleri andırdı bende. Nerdesin ?
Mana nın tam karşısında. Ne için ? yeni bir seviye keşfi için.
Çok canlı , çok sıcak , çok sempatik , yapıcı , erkeği çekip çeviren cinsten. Benzetecek olursam : dişi Aslan misali. Ancak bu kadar iyi bir fizik olabilir. O sırtı , o kadınsı kusurları , o omuz başları , o memeleri , o harika yanmış çikolata teni. Konuşurken gözlerime bak demesi…
Diyecek bir şeyim yok benim. Vadideki zambak şu anda karşımda. Tahmini 80 cm boşlukta karşımda. Konuşurken gözlerime bakar mısın ?
Bu söz , edindiğim bu müthiş deneyim de sanki bir pastanın bir tane olur ya hani o çileği , kirazı meyvesi gibi. Harika.
Neden geldim ben buraya ? zambağı koklamak , derin nefes alıp bir defa daha bu eylemi denemek için.
Esas amacım seks değil – yalan yok. Bu kadını sevgili vadideki zambağı gerçekten çok merak ediyordum. Benim için bu farklı bir haz.
Konuşmak , merakı gidermek , o salonda oturmak , arada mana ya dokunmak …
Yetmez , yeter mi ? yetmez. Bu zambağın derinliklerini keşfetmek , tenindeki sıcaklığı yakalamak , o gerdanını öpmek , o gerdandaki kokuyu içine çekmek gerek.
tanışıyoruz , konuşuyoruz , gözlerimde dokunuyorum ; her yerine. konuşuyor susuyorum , izliyorum. dakikalar geçiyor. Oda değiştirme vaktidir.
Alınan sıcak duş , çok hoş aydınlıktaki yatak odası. Masif kaplamalı aynalar…
Diyecek bir şeyim yok. Mabed mi dersiniz , oda mı dersiniz , özel oda mı dersiniz bilmem. İlgilenmem de.
Gfe ile pse e arasında bir yerlerde , etiler semtinde , İstanbul şehrinde , gökyüzü ile yer yüzünün ortasında , bulutların altında ama zeminden de yukarıda , kalabalıktan son derece uzak , ama bir o kadar haz veren an geldi…
Oral , o fiziğe dokunmak , o hayran olduğum fiziğe erişmek , erekte olayım derken o güzelliğe bakakalmak. İzler kalır , izler kalırsın.
Demiştim , aslan gibi kendisi , seksi seviyor , sizin fazla bir şey yapmanıza gerek var yok bilmem pozisyon şudur budur çok aslında anlatmasam bile olur. Yüz yüze bakan yada bakmayan kucaktaki o seks. Hele o oral yaparken dümdüz uzanıp arka tarafa doğru izlemek. Avuçlamak kelimesini cümle içerisinde kullan deseler ; hangi erkek cümleden çok eylem yapmayı tercih etmez ki ? o memeleri avuçlamak , kalçalara nüfuz etmek , derinlere girip o teslimiyeti paylaşmak. Siyah ve beyaz griye döner. Diyecek bir şey yok. Mükemmel. Psikolojik olarak verdiği etki inanılmaz. Ne yalan söyleyim ben bekliyordum ama yani , mükemmel…
Yoruluyorum , zor da olsa sonunda seks dediğimiz rahatlama gerçek oluyor. Aynada izlemesi , o an o yatakta o ortamda olması , bir defa daha yazıyorum , psikolojik olarak ; Mükemmelll.
Sırayla tekrar kısa duş , sıra biraz daha sohbet , biraz daha derinlere inmekte.
Kimin aralayacağını bilemezsin , karanlığın içinde görmediğin gerçekleri gün yüzüne çıkaracak ışığın süzüldüğü kapıyı. Mana , o kapıyı açtı. Beklediğime değdi.
Yaprak yaprak okuyorum , sanki kitap. Teşebbüs etmeler sanki cezasını bulmak için eyleme dönüşüyor. Karar tarafı Mana , sanki bu evde olanlar emirlere amade…
Yatak odasına atılan adımlar ikinci seksin , kontrastın artık farklı renklere geçmesinin habercisi. Oral , orallar , altı ve dokuzlar , dokuz ve altılar , altmış ve dokuzlar … o bitmek bilmeyen enerjisi… doggy ile başlayan birleşme. Mükemmel. Kaç defa bu kelimeyi kullandım saymadım – gerekte yok buna. Yazdığım her ne varsa burada – yazdığım her ne iltifat varsa – tamamına talip ve tamamını hak ediyor Mana. Bu doggy , hayatımda az zaman yaşadığım etkiye sahip. Yorgun olmasam , daha uzun devam edebilsem keşke. Misyoner filan derken inzaghi ikinci golü inanılmaz bir hj ile atıyor. Kasılmalar , kramplar , hafızanın durması filan. Çıkmadan son bir şey içelim – hazır zaman da varken. 120 dakika gelir geçer , ama böylesi gelir fakat devam eder.
Bu ilk görüşmeydi – ama son olmayacak. Yukarıda yazdığım o vida birkaç tur daha dönecek , bu ruhum biraz daha doyacak. Son defa daha yazmak istiyorum – izninizle
Psikolojik olarak aldığım haz – mükemmel.
Geçirdiğim zaman – sanırım sınıfında ilk ve tek.
Bulunduğum en güzel – ev ortamı. Çok beğendim.
Gördüğüm misafirperverlik – çok başarılı
Tanıdığım bir kadın Mana – mükemmel.
Mana yı , ağırlamasını , yatak odasını , sohbetini , konuşurken gözlerime bak demesi – ben o arada o memeleri izliyordum bu arada - , sıcaklığı ve enerjisi , mükemmel.
Diyecek son cümlem ; vadideki zambak gibi…
Teşekkürler…



































