- 2 Haz 2009
- 10,704
- 11,511
- Cinsiyetiniz nedir?
- Bay
Bu kullanıcıyla anlaşma yapmak istiyorsanız, engellendiğini lütfen unutmayın.
Merhaba sevgili forumdaşlar,
Bugün size uzun zamandır doğru anı kolladığım, her görüşmemde etkisini biraz daha derinden hissettiğim Pınar’dan bahsetmek istiyorum. Dilim döndüğünce ..
evet dili kullanmak çok önemli ancak anlatabilmek ise daha önemli . Pınar ile öyle özel bir zaman geçirdim ki her saniyesine roman yazılır . Ancak ben ne kadarını anlatabilirim inanın bilmiyorum ..
Bu kez kapıyı açan bendim. O, benim yanıma geldi. Bir kere pınar da zaman çok önemli . Her zaman verdiği zamana bu kadar net uyan birisi olduğunun altını çizeyim .
Kapı çaldığında içimdeki heyecanı tarif etmek zor. Epey zamandır aklımda ama bir türlü kendisi ile özel anlara açılacak o zaman dilimini planlayamadım neyse zaman geldi ve ben Kapıyı açtığım an karşımda duran o gülümseme… Bir anlık göz göze geliş… İşte o saniyede ortamın enerjisi değişti. Bulunduğumuz yer bir anda sıradanlıktan çıkıp özel bir atmosfere büründü.
İçeri adım attığında yürüyüşündeki özgüven hemen hissediliyor. Kendini saklamayan ama asla abartmayan bir kadın. Sohbet başlıyor ve daha ilk dakikalarda o uzun zamandır görüşememe hissi tamamen kayboluyor. Sanki dün beraberdik gibi . Pınar’ın en güçlü taraflarından biri bu; insanı rahatlatan, değerli hissettiren bir enerjisi var.
Ve hele o Pınar’ın bir çantası var ki… görmek lazım. Gerçekten görmek lazım.
Zaten dışarıdan bakınca bile başlı başına bir şaheser. Şık mı? Şık. Zarif mi? Fazlasıyla. Ama mesele çantanın kendisi değil… İçindekiler.
O çanta resmen bir Pandora kutusu gibi. Her açıldığında içinden yeni bir heyecan, yeni bir sürpriz, yeni bir rol, yeni bir hayal çıkıyor. Sanki her fermuar açılışında başka bir kapı aralanıyor. Kostümler… kıyafetler… detaylar… Bu kadar çeşitli, bu kadar özenli, bu kadar hayal gücünü tetikleyen bir koleksiyon görmedim.
Şununda belirtmeden geçemeyeceğim . Bu sefer bana şahane görsellik içeren ama birazcık eziyet eden 3 dakika 42 saniye şahane bir stipriz Show ile günü başlattı . Eziyet kısmı şu aslında eziyet demeyelim de sabır deneyen mi desem . Stipriz yapılırken o her şeyi yapmaya izinli ama ben ise o çooooookkkkk uzun gelen 3 dakika 42 saniye boyunca ne elimi nede başka bir şeyi kullanamayacaktım ki pek de mümkün olmadı dayanmak ..
Ve tekrar çanta detayı ....
Bir an bakıyorsunuz masum bir zarafet. Bir an sonra bambaşka sexiiiii bir karakter. Sonra yine değişim. Sanki sihirli bir lamba var da her dokunuşta başka bir dilek gerçekleşiyor. İnsan o çantanın başında bile hayallere dalabiliyor.
Sadece kıyafet değil onlar; atmosfer değiştiriyor, rol değiştiriyor,
ruh hâli değiştiriyor. Ortamı alıp başka bir dünyaya taşıyor.
Kendimde isimde koydum şu an yazarken geldi isim aklıma Yasakelma harikalar diyarında ..




O çanta adeta bir sahne arkası. İçinden çıkan her parça yeni bir perde açıyor. Ve her perde başka bir heyecan demek. O heyecan ise beni oradan alıp doruklara şahane bir hazzın zirvesine çıkartıyor ..
Yakınlaştıkça teninin sıcaklığı daha belirgin hissediliyor. Mesafe kapandıkça bakışlar uzuyor, nefesler ağırlaşıyor. Dokunuşları yumuşak ama kararlı. Ne istediğini bilen bir kadın tavrı var. Acele etmiyor. Anı hissettiriyor . Teması hissettire hissettire ilerliyor. Her hüçrende o hissi yaşıyor iliklerine kadar yaşatıyor .
Fiziği gerçekten etkileyici. Oran orantı, vücudunun dengesi, kalçasının kıvrımı, göğsünün dolgunluğu… Ama asıl büyü, o bedenin içindeki özgüvende. Kadınlığını sahiplenişinde. Temasın ritmini kontrol edişinde. Tüm kontrolü ona bıraktım direksiyon onda güvenli ve neşeli hazzın tavan yaptığı o sürüşün kaptanı pınar idi ve iyi ki öyle yaptım .
Yakınlık ilerledikçe aradaki elektrik artıyor. Ten tene değdikçe zaman kavramı kayboluyor. Her dokunuş biraz daha cesur, biraz daha istekli ama hep karşılıklı bir uyum içinde. O an insan kendini sadece arzu içinde değil, aynı zamanda canlı ve güçlü hissediyor.
Pınar sadece bedeniyle değil, zekâsı ve sohbetiyle de etkileyici. Gülüşü akılda kalmıyor; aklı baştan alıyor. Her buluşma biraz yarım kalmış bir şiir gibi. Devamı yazılmak üzere bekleyen bir hikâye gibi. Her bir yeni görüşme pınar ile yeni bir macera gibi ..
Ve sonra zaman bitiyor.
Onu kapıdan uğurlarken içimden geçen tek şey şu oluyor: “Bir daha ne zaman?”
Kısacası; Pınar benim bulunduğum ortama geldi iyi ki geldi . Her güzel şey gibi o zaman da yetmedi ama o kadar lezzetli o kadar şahane geçti ki .
O gün değişen sadece atmosfer değildi. Ortamın ruhu değişti. Ve gittiğinde, o büyü bir süre daha kaldı. Ben neler yaşadım öyle şahane bir görüşme mükkemmel bir sohbet
En kısa zamanda yeniden o görüşmeyi ayarlayıp kapının çalması ümidiyle… Sevgiyle kalın.
Keyifli forumlar
Saygı ve sevgi ile ...
Bugün size uzun zamandır doğru anı kolladığım, her görüşmemde etkisini biraz daha derinden hissettiğim Pınar’dan bahsetmek istiyorum. Dilim döndüğünce ..
evet dili kullanmak çok önemli ancak anlatabilmek ise daha önemli . Pınar ile öyle özel bir zaman geçirdim ki her saniyesine roman yazılır . Ancak ben ne kadarını anlatabilirim inanın bilmiyorum ..
Bu kez kapıyı açan bendim. O, benim yanıma geldi. Bir kere pınar da zaman çok önemli . Her zaman verdiği zamana bu kadar net uyan birisi olduğunun altını çizeyim .
Kapı çaldığında içimdeki heyecanı tarif etmek zor. Epey zamandır aklımda ama bir türlü kendisi ile özel anlara açılacak o zaman dilimini planlayamadım neyse zaman geldi ve ben Kapıyı açtığım an karşımda duran o gülümseme… Bir anlık göz göze geliş… İşte o saniyede ortamın enerjisi değişti. Bulunduğumuz yer bir anda sıradanlıktan çıkıp özel bir atmosfere büründü.
İçeri adım attığında yürüyüşündeki özgüven hemen hissediliyor. Kendini saklamayan ama asla abartmayan bir kadın. Sohbet başlıyor ve daha ilk dakikalarda o uzun zamandır görüşememe hissi tamamen kayboluyor. Sanki dün beraberdik gibi . Pınar’ın en güçlü taraflarından biri bu; insanı rahatlatan, değerli hissettiren bir enerjisi var.
Ve hele o Pınar’ın bir çantası var ki… görmek lazım. Gerçekten görmek lazım.
Zaten dışarıdan bakınca bile başlı başına bir şaheser. Şık mı? Şık. Zarif mi? Fazlasıyla. Ama mesele çantanın kendisi değil… İçindekiler.
O çanta resmen bir Pandora kutusu gibi. Her açıldığında içinden yeni bir heyecan, yeni bir sürpriz, yeni bir rol, yeni bir hayal çıkıyor. Sanki her fermuar açılışında başka bir kapı aralanıyor. Kostümler… kıyafetler… detaylar… Bu kadar çeşitli, bu kadar özenli, bu kadar hayal gücünü tetikleyen bir koleksiyon görmedim.
Şununda belirtmeden geçemeyeceğim . Bu sefer bana şahane görsellik içeren ama birazcık eziyet eden 3 dakika 42 saniye şahane bir stipriz Show ile günü başlattı . Eziyet kısmı şu aslında eziyet demeyelim de sabır deneyen mi desem . Stipriz yapılırken o her şeyi yapmaya izinli ama ben ise o çooooookkkkk uzun gelen 3 dakika 42 saniye boyunca ne elimi nede başka bir şeyi kullanamayacaktım ki pek de mümkün olmadı dayanmak ..
Ve tekrar çanta detayı ....
Bir an bakıyorsunuz masum bir zarafet. Bir an sonra bambaşka sexiiiii bir karakter. Sonra yine değişim. Sanki sihirli bir lamba var da her dokunuşta başka bir dilek gerçekleşiyor. İnsan o çantanın başında bile hayallere dalabiliyor.
Sadece kıyafet değil onlar; atmosfer değiştiriyor, rol değiştiriyor,
ruh hâli değiştiriyor. Ortamı alıp başka bir dünyaya taşıyor.
Kendimde isimde koydum şu an yazarken geldi isim aklıma Yasakelma harikalar diyarında ..
O çanta adeta bir sahne arkası. İçinden çıkan her parça yeni bir perde açıyor. Ve her perde başka bir heyecan demek. O heyecan ise beni oradan alıp doruklara şahane bir hazzın zirvesine çıkartıyor ..
Yakınlaştıkça teninin sıcaklığı daha belirgin hissediliyor. Mesafe kapandıkça bakışlar uzuyor, nefesler ağırlaşıyor. Dokunuşları yumuşak ama kararlı. Ne istediğini bilen bir kadın tavrı var. Acele etmiyor. Anı hissettiriyor . Teması hissettire hissettire ilerliyor. Her hüçrende o hissi yaşıyor iliklerine kadar yaşatıyor .
Fiziği gerçekten etkileyici. Oran orantı, vücudunun dengesi, kalçasının kıvrımı, göğsünün dolgunluğu… Ama asıl büyü, o bedenin içindeki özgüvende. Kadınlığını sahiplenişinde. Temasın ritmini kontrol edişinde. Tüm kontrolü ona bıraktım direksiyon onda güvenli ve neşeli hazzın tavan yaptığı o sürüşün kaptanı pınar idi ve iyi ki öyle yaptım .
Yakınlık ilerledikçe aradaki elektrik artıyor. Ten tene değdikçe zaman kavramı kayboluyor. Her dokunuş biraz daha cesur, biraz daha istekli ama hep karşılıklı bir uyum içinde. O an insan kendini sadece arzu içinde değil, aynı zamanda canlı ve güçlü hissediyor.
Pınar sadece bedeniyle değil, zekâsı ve sohbetiyle de etkileyici. Gülüşü akılda kalmıyor; aklı baştan alıyor. Her buluşma biraz yarım kalmış bir şiir gibi. Devamı yazılmak üzere bekleyen bir hikâye gibi. Her bir yeni görüşme pınar ile yeni bir macera gibi ..
Ve sonra zaman bitiyor.
Onu kapıdan uğurlarken içimden geçen tek şey şu oluyor: “Bir daha ne zaman?”
Kısacası; Pınar benim bulunduğum ortama geldi iyi ki geldi . Her güzel şey gibi o zaman da yetmedi ama o kadar lezzetli o kadar şahane geçti ki .
O gün değişen sadece atmosfer değildi. Ortamın ruhu değişti. Ve gittiğinde, o büyü bir süre daha kaldı. Ben neler yaşadım öyle şahane bir görüşme mükkemmel bir sohbet
En kısa zamanda yeniden o görüşmeyi ayarlayıp kapının çalması ümidiyle… Sevgiyle kalın.
Keyifli forumlar
Saygı ve sevgi ile ...

Moderatör tarafında düzenlendi:




































