rocket-man
Normal Üye
- 15 Nis 2022
- 6
- 39
- Cinsiyetiniz nedir?
- Bay
Selam ahali,
İmge çok iyi biri, çok güzel bi kadın, yeni tanışıyoruz. Bir insanı gerçekten tanımak zaman ister. O yüzden size İmge’yi anlatamam belki ama İmge’nin bana hissettirdiklerini anlatmayı deneyebilir, biraz kafanızı ütüleyebilirim.
Zaman, İmge ile görüşmeden 10 yıl öncesi… Henüz 20’lerimdeyim hala. Oktay Rıfat’ın dediği gibi, “büyükler henüz küçük, ölüler ölmemişti daha”. Hala önümüzde hayat, “dur daha yeni başladık, güzel olacak her şey.” diyorum sağımda duran kadınıma.
Zaman, İmge ile görüşmeden 30 dakika öncesi… 40’a merdiven dayamış, boşanmış, evdeyim; elimde sigara karşımda Monet’in bi tablosu, yitip giden şeylerin imgesi solumda, sağ yanım boş bu kez.
Zaman, İmge ile görüşmeden 30 dakika sonrası… Yitenler geri gelmez, yeri de dolmaz, doğruya doğru. Fakat iyi biriyim, hayat hala önümde, bi köşeyi dönüp de karşına çıkabilecek, beklenmedik pek çok şey var daha, bunları düşünüyorum.
Aşktan, kara sevdadan bahsetmiyorum hayır. 40’a yaklaşanlar bilir, biraz gençliğe dair şeyler bunlar. Ben gerçek ve iyi gelen bir tutkunun, bağ kurmanın hala mümkün olabileceği fikrinden, bir insanın size umudu hissettirmesinden, vazgeçmemekten bahsediyorum. Dönüşmekten, bir doz daha iyileşmekten, kendi içinizde kalmadı zannettiğiniz ama bulduğunuz bi kıvılcımdan bahsediyorum.
Bu referans yazısını çok kişisel bir yerden yazıp da beklentinizi karşılayamadıysam kusura bakmayın ahali. O biraz da sizinle ilgili biliyorsunuz, iki kişilik bi mevzu bu, herkes herkese iyi gelmez. Ama İmge bana çok iyi geldi. Onun güler yüzü ile, samimiyeti ile, kendine güveni ile ve harika sevişmeleri ile; güldük, sohbet ettik, paylaştık, seviştik.
İyi ki tanıdım.
Esen kalınız.
İmge çok iyi biri, çok güzel bi kadın, yeni tanışıyoruz. Bir insanı gerçekten tanımak zaman ister. O yüzden size İmge’yi anlatamam belki ama İmge’nin bana hissettirdiklerini anlatmayı deneyebilir, biraz kafanızı ütüleyebilirim.
Zaman, İmge ile görüşmeden 10 yıl öncesi… Henüz 20’lerimdeyim hala. Oktay Rıfat’ın dediği gibi, “büyükler henüz küçük, ölüler ölmemişti daha”. Hala önümüzde hayat, “dur daha yeni başladık, güzel olacak her şey.” diyorum sağımda duran kadınıma.
Zaman, İmge ile görüşmeden 30 dakika öncesi… 40’a merdiven dayamış, boşanmış, evdeyim; elimde sigara karşımda Monet’in bi tablosu, yitip giden şeylerin imgesi solumda, sağ yanım boş bu kez.
Zaman, İmge ile görüşmeden 30 dakika sonrası… Yitenler geri gelmez, yeri de dolmaz, doğruya doğru. Fakat iyi biriyim, hayat hala önümde, bi köşeyi dönüp de karşına çıkabilecek, beklenmedik pek çok şey var daha, bunları düşünüyorum.
Aşktan, kara sevdadan bahsetmiyorum hayır. 40’a yaklaşanlar bilir, biraz gençliğe dair şeyler bunlar. Ben gerçek ve iyi gelen bir tutkunun, bağ kurmanın hala mümkün olabileceği fikrinden, bir insanın size umudu hissettirmesinden, vazgeçmemekten bahsediyorum. Dönüşmekten, bir doz daha iyileşmekten, kendi içinizde kalmadı zannettiğiniz ama bulduğunuz bi kıvılcımdan bahsediyorum.
Bu referans yazısını çok kişisel bir yerden yazıp da beklentinizi karşılayamadıysam kusura bakmayın ahali. O biraz da sizinle ilgili biliyorsunuz, iki kişilik bi mevzu bu, herkes herkese iyi gelmez. Ama İmge bana çok iyi geldi. Onun güler yüzü ile, samimiyeti ile, kendine güveni ile ve harika sevişmeleri ile; güldük, sohbet ettik, paylaştık, seviştik.
İyi ki tanıdım.
Esen kalınız.



































