- 2 Haz 2009
- 10,660
- 11,411
- Cinsiyetiniz nedir?
- Bay
Bu kullanıcıyla anlaşma yapmak istiyorsanız, engellendiğini lütfen unutmayın.
Kendime gelmem biraz zaman aldı bir kaç gün önce kokun hala üzerimde diyerek
Yaptığım bir
Görüşmeden bahsedeceğim dilim döndüğünce
Bazı zamanlar vardır; anlatmaya çalıştıkça kelimeler yetmez, cümleler yarım kalır. Tam da öyle bir yer burası.
Zaman sadece birazcık zaman
Zaman sadece birazcık zaman
Son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
Böyle benzer izler etrafında
Alışkanlıklarımız bile sıradan
Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
Gidiyorum kokun hala üzerimde
Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
Bir kendim bir ben gidiyorum
Evet sevgili forumdaşlar,
@Vera Ay ile yaptığım yine çok güzel, çok keyifli ve açık konuşmak gerekirse sıradanlığın çok üzerinde, iz bırakan bir görüşmenin ardından fazlasıyla mutlu, enerjisi yükselmiş bir ben…
Detaylara gelince…
Bazı zamanlar vardır; anlatmaya çalıştıkça kelimeler yetmez, cümleler yarım kalır. ............................................................................O noktalı yerlere bildiğiniz bütün güzel, etkileyici, baş döndüren kelimeleri yazsak bile eksik kalır. Siz en iyisi; keyifli, yoğun, sıcak, çekici, sürükleyici ne varsa hepsini tek nefeste düşünün… Yaklaşıyoruz.
Bıraktığı his net ve tartışmasız:
İnsanı anında yukarı çeken bir enerji, bedeni diri tutan, zihni susturan bir akış, o zaman kavramını tamamen devre dışı bırakan bir yoğunluk…
Öyle ki saate bakmak akla bile gelmiyor; baksanız da inanmak istemiyorsunuz.
Her görüşmede kendime şunu söylüyorum:
“Tamam, bu sefer zirve burası.”
Ama @Vera Ay her defasında o zirveyi alıp bir adım daha yukarı taşıyor. İnsan bu noktada şunu fark ediyor: mesele beklenti değil, mesele yaşanan şeyin gerçekten güçlü olması.
Sohbet kısmı zaten başlı başına etkileyici…
Zeki, akıcı, yerli yerinde ve fazlasıyla canlı.
Öyle sohbetler ki insan hem gülüyor hem daha da yaklaşıyor. Araya giren o tatlı espiriler, bakışlar, küçük duraksamalar… Hepsi ortamı yavaş yavaş ısıtıyor. Fark etmeden yükseliyorsunuz.
Ve sonra…
Özel anlara gelindiğinde tablo tamamen değişiyor.
Özel anlara gelindiğinde, artık kelimeler iyice anlam değiştiriyor.
Bulutların üzerinde olmak mecaz değil; insan gerçekten yerle bağını koparıyor. Ama bu uçuş sakin değil. Altında yükselen bir sıcaklık, bedeni yukarı iten bir ateş topu var. Tenin ısısı, nefesin ritmi, temasın ağırlığı… Hepsi aynı anda hissediliyor.
O anlarda kontrol el değiştiriyor.
Zihin susuyor, beden konuşuyor.
Dokunuşlar sadece dokunmak için değil; hissettirmek için var. Yoğunluk artıyor, aralıklar kısalıyor, zaman eriyor. İnsan “buradayım” demiyor artık; orada oluyor.
Bu bir acele değil, bir saldırı hiç değil.
Bu; bilen birinin, nerede duracağını da nerede bastıracağını da çok iyi bilmesi.
Her hamle yerli yerinde, her temas kararında.
İnsan kendini bırakıyor çünkü bırakabileceğini hissediyor.
Zaman uzuyor ama yetmiyor,
hisler yükseliyor ama doymuyorsun, her an biraz daha yukarı çıkıyorsun.
İnsan gerçekten haz dediğimiz şeyin katmanları olduğunu orada anlıyor.
Ve @Vera Ay, o katmanların nerede olduğunu çok iyi biliyor.
O anlarda düşünce yok, plan yok
Sadece his var.
Yoğun, güçlü, saran ve insanı tamamen içine alan bir his.
Bitmesin istiyorsun ama tam da bu yüzden bu kadar güzel.
Ayrılık anı geldiğinde ise kaçınılmaz o duygu beliriyor:
“Bu süre kesinlikle yetmedi.”
Daha oradayken bir sonraki zamanı kafanda kurmaya başlıyorsun. Bu bir istek değil, refleks. Çünkü yaşanan şey hafızaya değil, doğrudan bedene yazılıyor.
Kısacası;
@Vera Ay ile geçirilen zaman,
yüksek yoğunluklu, son derece etkileyici, her görüşmede çıtayı biraz daha yukarı taşıyan bir deneyim.
Her seferinde “vay be” dedirten,
insanı aşağı değil yukarı çeken,
bedeni ateşte, zihni bulutlarda bırakan anlar…
@Vera Ay,
Samimiyetin, zarafetin, o etkileyici tebessümün ve verdiğin hislerle; yaşanan zamanı gerçekten çok başka bir yere taşıyorsun. Bulutların üzerindeki o ateşli yoğunluk, o müthiş his ve unutulması zor anlar için teşekkür ederim.
Anlatması zor…
Yaşaması fazlasıyla şahane.
Keyifli forumlar.
Saygı ve sevgiyle...
Yaptığım bir
Görüşmeden bahsedeceğim dilim döndüğünce
Bazı zamanlar vardır; anlatmaya çalıştıkça kelimeler yetmez, cümleler yarım kalır. Tam da öyle bir yer burası.
Zaman sadece birazcık zaman
Zaman sadece birazcık zaman
Son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
Böyle benzer izler etrafında
Alışkanlıklarımız bile sıradan
Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
Gidiyorum kokun hala üzerimde
Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
Bir kendim bir ben gidiyorum
Evet sevgili forumdaşlar,
@Vera Ay ile yaptığım yine çok güzel, çok keyifli ve açık konuşmak gerekirse sıradanlığın çok üzerinde, iz bırakan bir görüşmenin ardından fazlasıyla mutlu, enerjisi yükselmiş bir ben…
Detaylara gelince…
Bazı zamanlar vardır; anlatmaya çalıştıkça kelimeler yetmez, cümleler yarım kalır. ............................................................................O noktalı yerlere bildiğiniz bütün güzel, etkileyici, baş döndüren kelimeleri yazsak bile eksik kalır. Siz en iyisi; keyifli, yoğun, sıcak, çekici, sürükleyici ne varsa hepsini tek nefeste düşünün… Yaklaşıyoruz.
Bıraktığı his net ve tartışmasız:
İnsanı anında yukarı çeken bir enerji, bedeni diri tutan, zihni susturan bir akış, o zaman kavramını tamamen devre dışı bırakan bir yoğunluk…
Öyle ki saate bakmak akla bile gelmiyor; baksanız da inanmak istemiyorsunuz.
Her görüşmede kendime şunu söylüyorum:
“Tamam, bu sefer zirve burası.”
Ama @Vera Ay her defasında o zirveyi alıp bir adım daha yukarı taşıyor. İnsan bu noktada şunu fark ediyor: mesele beklenti değil, mesele yaşanan şeyin gerçekten güçlü olması.
Sohbet kısmı zaten başlı başına etkileyici…
Zeki, akıcı, yerli yerinde ve fazlasıyla canlı.
Öyle sohbetler ki insan hem gülüyor hem daha da yaklaşıyor. Araya giren o tatlı espiriler, bakışlar, küçük duraksamalar… Hepsi ortamı yavaş yavaş ısıtıyor. Fark etmeden yükseliyorsunuz.
Ve sonra…
Özel anlara gelindiğinde tablo tamamen değişiyor.
Özel anlara gelindiğinde, artık kelimeler iyice anlam değiştiriyor.
Bulutların üzerinde olmak mecaz değil; insan gerçekten yerle bağını koparıyor. Ama bu uçuş sakin değil. Altında yükselen bir sıcaklık, bedeni yukarı iten bir ateş topu var. Tenin ısısı, nefesin ritmi, temasın ağırlığı… Hepsi aynı anda hissediliyor.
O anlarda kontrol el değiştiriyor.
Zihin susuyor, beden konuşuyor.
Dokunuşlar sadece dokunmak için değil; hissettirmek için var. Yoğunluk artıyor, aralıklar kısalıyor, zaman eriyor. İnsan “buradayım” demiyor artık; orada oluyor.
Bu bir acele değil, bir saldırı hiç değil.
Bu; bilen birinin, nerede duracağını da nerede bastıracağını da çok iyi bilmesi.
Her hamle yerli yerinde, her temas kararında.
İnsan kendini bırakıyor çünkü bırakabileceğini hissediyor.
Zaman uzuyor ama yetmiyor,
hisler yükseliyor ama doymuyorsun, her an biraz daha yukarı çıkıyorsun.
İnsan gerçekten haz dediğimiz şeyin katmanları olduğunu orada anlıyor.
Ve @Vera Ay, o katmanların nerede olduğunu çok iyi biliyor.
O anlarda düşünce yok, plan yok
Sadece his var.
Yoğun, güçlü, saran ve insanı tamamen içine alan bir his.
Bitmesin istiyorsun ama tam da bu yüzden bu kadar güzel.
Ayrılık anı geldiğinde ise kaçınılmaz o duygu beliriyor:
“Bu süre kesinlikle yetmedi.”
Daha oradayken bir sonraki zamanı kafanda kurmaya başlıyorsun. Bu bir istek değil, refleks. Çünkü yaşanan şey hafızaya değil, doğrudan bedene yazılıyor.
Kısacası;
@Vera Ay ile geçirilen zaman,
yüksek yoğunluklu, son derece etkileyici, her görüşmede çıtayı biraz daha yukarı taşıyan bir deneyim.
Her seferinde “vay be” dedirten,
insanı aşağı değil yukarı çeken,
bedeni ateşte, zihni bulutlarda bırakan anlar…
@Vera Ay,
Samimiyetin, zarafetin, o etkileyici tebessümün ve verdiğin hislerle; yaşanan zamanı gerçekten çok başka bir yere taşıyorsun. Bulutların üzerindeki o ateşli yoğunluk, o müthiş his ve unutulması zor anlar için teşekkür ederim.
Anlatması zor…
Yaşaması fazlasıyla şahane.
Keyifli forumlar.
Saygı ve sevgiyle...


































