Bazı fotoğraflar yalnızca bir görüntü bırakır; bazılarıysa insanın aklında bir atmosfer kurar. Didem’in fotoğraflarında bende kalan şey tam olarak bu ikinci his. Her karede farklı bir tarz, farklı bir duruş ve farklı bir ruh hâli var. Birinde zarif ve klasik, diğerinde daha iddialı bir stil; başka bir karede ise bütün o gösterişten uzak, daha doğal ve kendinden emin bir görüntü.
Ayrıca bu sadelik içinde kışkırtıcı, davetkar. Didem'i gördükçe, yaşadıkça ve düşledikçe insan iliklerine kadar doluyor, yeniden doğuyor âdeta. Sohbeti ayrı güzel, yataktaki performansı, ilgilenmesi, dertlerini dert edinmesi, seni anlamak için uğraşması ve işini sadece bir iş görmekten ziyade yaşamı birlikte paylaştığı bir insan gibi sizleri eline, avucuna alması ve bütün bu meziyetlerine rağmen sadeliği insanı Didem'e hapsediyor.
Özellikle bugün eklenen son fotoğrafı görünce yeniden fark ettim: Bazı insanların fotoğrafta güzel çıkmasıyla fotoğrafın kendisini güzelleştirmesi arasında ciddi bir fark var. Bu karedeki sadelik, beyaz elbisenin verdiği zarif hava ve aynanın karşısındaki doğal duruş, bence önceki fotoğraflardan biraz daha farklı bir Didem gösteriyor. Fazla uğraşılmış bir görüntüden çok, kendine güvenen birinin rahatlığı var.
Didem’in fotoğraflarında dikkat çeken başka bir şey de kıyafetlerden bağımsız olarak kendine has bir tarzının olması. Renk değişiyor, kıyafet değişiyor, mekân değişiyor ama fotoğrafların ortak noktası kaybolmuyor: Duruş. Siyahın verdiği güçlü hava başka, yeşilin verdiği daha yumuşak hava başka, beyaz elbisenin sadeliği ise bambaşka bir etki yaratıyor. Yine diyorum duruş, duruş ve duruş. Bu kadında çok farklı bir hava var. Hem dominant, hem insancıl, hem sarıp sarmalayan, hem de kışkırtıcı ve davetkâr.
Bugün eklenen fotoğraf ise bana göre albümünün en zarif karelerinden biri. Belki de tam olarak bu yüzden daha fazla dikkat çekiyor. Çünkü her zaman daha iddialı olmak gerekmiyor; bazen sadelik çok daha güçlü konuşuyor. Didem ismi de nedense bu görüntülere yakışıyor. Kısa, akılda kalan ve kendine ait bir tınısı var. Fotoğraflarına baktığında da aynı şeyi hissediyorsun: Gösterişten çok karakter, zorlamadan çok doğallık.
Seni iyi ki tanışım Didem, daha çok görüşmek dileğiyle. Yaşattıkların için teşekkür ederim. Seni yaşamak baş dönmesi, seni yaşamak hayallerine ulaşmak gibi.
Didem...
Adının sözlük anlamı
"Gözüm gibi sevdiğim".
Ama kendisidir gözü gibi seven
bu dünyanın deltasında
ve kirlenmiş geçmişlere karşı...
Bazen bir gülüş bırakır anılarına
bazen kırgın bir zamanın heyulası
bir cenderenin ortasında
adı gibi temiz ve dirençli
her gamzesinden
âdeta yeni güller çıkacak gibi.
öptüğün anda açar kalbinin kapısını
hem de ardına kadar
gizli, gizemli bir dünyanın düş kurucusu
ve dünyanın hayalleri dirilten en tatlı kadını.
Bazı güzellikler
kendini anlatmak için bağırmaz.
Bazen onlarca açık fotoğraf içinde
zarif bir sadelikle gönüllere akar gider.
Didem...
Adının sözlük anlamı
"Gözüm gibi sevdiğim".
Ama kendisidir gözü gibi seven