- 5 Nis 2019
- 178
- 211
Kadın vardır, hayatın akışını kısa bir süreliğine durdurur. Zamanı yavaşlatır, hatta unutturur. Cansel Ulusoy benim için tam olarak böyle biri.
Cansel’le her buluşmam ayrı bir hikâye, ayrı bir atmosfer. Sanki önceden yazılmış ama her seferinde yeniden doğan bir hikâyenin içine adım atıyorum. Onunla geçirdiğiniz zaman sıradan bir görüşme değil; adeta özenle kurgulanmış, başrolünde zarafetin ve tutkunun olduğu özel bir sahne gibi. Kapıyı açtığı o ilk an… Gözlerindeki ışık, yüzündeki tebessüm ve üzerindeki zarif dokunuşlar; hepsi insanın kalbine usulca yerleşiyor.
Evinin kapısından içeri girer girmez huzurlu bir atmosfer sarıyor etrafı. Mis gibi bir koku, düzenli ve sıcak bir ortam… Dışarının telaşı bir anda siliniyor. Ardından başlayan sohbet; Onunla konuşurken kelimeler ağırlaşmıyor, bilakis hafifliyor. Saatler su gibi akıp giderken insan zaman kavramını yitiriyor. Daha ilk dakikalardan itibaren sıcak ve samimi sohbetiyle zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Kültürlü, konuşkan ve gerçekten dinlemeyi bilen biri olması benim için en önemli detaylardan biri. Zarafeti, bakımlılığı, kendine has duruşu ve o kendinden emin ama naif tavırları… Hepsi bir bütün. Yanında insan kendini hem arzulanan hem de anlaşılmış hissediyor. Bu çok nadir rastlanan bir his. Cansel sadece güzelliğiyle değil, ruhuyla da etkileyen bir kadın.
Onunla sadece fiziksel bir çekim yaşamıyorsunuz; zihinsel olarak da bağ kurabiliyorsunuz. Yanında kendinizi rahat, değerli ve özel hissediyorsunuz. İş stresini, günün yorgunluğunu kapıdan girerken bırakıp, çıkarken de hafiflemiş şekilde ayrılıyorsunuz.
Ve o özel odada bedenlerin birleşmesiyle, tek vücut nefes nefese dudak dudağa yaşanılan tarif edilesi değil yaşanılması gereken o an. Bazen bir tebessüm, bazen göz göze gelinen kısa bir sessizlik sonunda… Ve o sessizlik bile kelimelerden daha anlamlı oluyor. Sanki dünya dışarıda akmaya devam ederken, içeride bambaşka bir zaman dilimi yaşanıyor.
Her buluşmamızda ilk günkü heyecanı yeniden hissettirmeyi başarması belki de en büyüleyici tarafı. Zarafetiyle, bakımlılığıyla, seksapalitesi ve kendine has cazibesiyle İzmir’in en güzel ve özel kadını.
Geçirdiğimiz saatler su gibi akıp gidiyor. Yanından ayrılırken geriye sadece güzel anılar kalmıyor; hafifleyen bir ruh, yumuşayan bir kalp ve yeniden görüşme arzusu kalıyor. Bazı insanlar dokunur ve geçer. Bazılarıysa iz bırakır. Cansel, iz bırakanlardan.
Kısacası Cansel Ulusoy, sadece güzelliğiyle değil; enerjisi, sohbeti ve hissettirdikleriyle fark yaratan bir kadın. Yeniden o büyülü atmosferde buluşmak dileğiyle bebeğim…
Cansel’le her buluşmam ayrı bir hikâye, ayrı bir atmosfer. Sanki önceden yazılmış ama her seferinde yeniden doğan bir hikâyenin içine adım atıyorum. Onunla geçirdiğiniz zaman sıradan bir görüşme değil; adeta özenle kurgulanmış, başrolünde zarafetin ve tutkunun olduğu özel bir sahne gibi. Kapıyı açtığı o ilk an… Gözlerindeki ışık, yüzündeki tebessüm ve üzerindeki zarif dokunuşlar; hepsi insanın kalbine usulca yerleşiyor.
Evinin kapısından içeri girer girmez huzurlu bir atmosfer sarıyor etrafı. Mis gibi bir koku, düzenli ve sıcak bir ortam… Dışarının telaşı bir anda siliniyor. Ardından başlayan sohbet; Onunla konuşurken kelimeler ağırlaşmıyor, bilakis hafifliyor. Saatler su gibi akıp giderken insan zaman kavramını yitiriyor. Daha ilk dakikalardan itibaren sıcak ve samimi sohbetiyle zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Kültürlü, konuşkan ve gerçekten dinlemeyi bilen biri olması benim için en önemli detaylardan biri. Zarafeti, bakımlılığı, kendine has duruşu ve o kendinden emin ama naif tavırları… Hepsi bir bütün. Yanında insan kendini hem arzulanan hem de anlaşılmış hissediyor. Bu çok nadir rastlanan bir his. Cansel sadece güzelliğiyle değil, ruhuyla da etkileyen bir kadın.
Onunla sadece fiziksel bir çekim yaşamıyorsunuz; zihinsel olarak da bağ kurabiliyorsunuz. Yanında kendinizi rahat, değerli ve özel hissediyorsunuz. İş stresini, günün yorgunluğunu kapıdan girerken bırakıp, çıkarken de hafiflemiş şekilde ayrılıyorsunuz.
Ve o özel odada bedenlerin birleşmesiyle, tek vücut nefes nefese dudak dudağa yaşanılan tarif edilesi değil yaşanılması gereken o an. Bazen bir tebessüm, bazen göz göze gelinen kısa bir sessizlik sonunda… Ve o sessizlik bile kelimelerden daha anlamlı oluyor. Sanki dünya dışarıda akmaya devam ederken, içeride bambaşka bir zaman dilimi yaşanıyor.
Her buluşmamızda ilk günkü heyecanı yeniden hissettirmeyi başarması belki de en büyüleyici tarafı. Zarafetiyle, bakımlılığıyla, seksapalitesi ve kendine has cazibesiyle İzmir’in en güzel ve özel kadını.
Geçirdiğimiz saatler su gibi akıp gidiyor. Yanından ayrılırken geriye sadece güzel anılar kalmıyor; hafifleyen bir ruh, yumuşayan bir kalp ve yeniden görüşme arzusu kalıyor. Bazı insanlar dokunur ve geçer. Bazılarıysa iz bırakır. Cansel, iz bırakanlardan.
Kısacası Cansel Ulusoy, sadece güzelliğiyle değil; enerjisi, sohbeti ve hissettirdikleriyle fark yaratan bir kadın. Yeniden o büyülü atmosferde buluşmak dileğiyle bebeğim…



































