- 12 Nis 2022
- 148
- 281
- 36
- Cinsiyetiniz nedir?
- Bay
Selamlar Forumun güzel insanları ve ve Canım Nora’m,
O güzel saatler… hayatımın en yoğun, en güzel, en unutulmaz anlarından biriydi. Kapıyı açtığın andaki ilk göz göze gelişimizle içimde bir fırtına koptu; sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi doğal, sanki birbirimiz için yaratılmışız gibi kaçınılmazdı her şey.
O bakışında kayboldum resmen, zaman durdu, kalp atışlarım senin ritmine uydu.
Konuşmalarımız akıp gitti, kahkahaların odanın her köşesine yayıldı, beni daha da sana çekti. Ama asıl büyü, konuşmaların arasında değildi; bakışlarda, dokunuşlarda, dudaklarımızın buluştuğu o ilk anda başladı.
Her öpücük daha derin, daha tutkulu, daha açtı iştahımızı… Dudakların tadı hâlâ dilimde, nefesin kulaklarımda yankılanıyor.
Sevişmemiz ise tam bir dans gibiydi; yavaş başlayan, giderek hızlanan, tutkuyla dolup taşan bir dans. Teninin sıcaklığı, nefesinin ritmi, ellerinin keşfettiği her yer… Her anı ayrı bir zevk, ayrı bir ateş.
Birbirimize teslim olurken dünya dışımızda kaldı; sadece ikimiz, sadece o an vardık. Sen hem zarif hem vahşi, hem narin hem güçlü bir kadınsın. O anda ruhum da bedenim de sana aitti.
Nora, sen çok güzel bir kadınsın. Hem ateşli hem zarif, hem vahşi hem narin. Vücudun, ruhun, gülüşün, kokun… Her şeyinle bağımlılık yaptın bana.
O durdurulmaz saat yetmedi, yetmez de. Seni tekrar görmek, tekrar o ateşi yaşamak, tekrar sana karışmak için sabırsızlanıyorum.
Bütün samimiyetimle söylüyorum: Seninle geçirilen zaman, bir erkeğin hayal edebileceği en mükemmel deneyim. Çünkü sen, insanı baştan çıkaran, ruhuna ve bedenine sahip olan nadir kadınlardan birisin.
Teşekkür ederim o muhteşem gece için… Seni özledim bile. İyiki varsın, Nora’m.
Ve sana ...
Gözlerinle başlar her yangın, dudaklarınla alev alır,
Tenin bir okyanus, ben dalgalarında boğulmaya razıyım.
Nefesin rüzgar, ben yaprak gibi savrulurum sana,
Kalbim senin ritminde atar artık, durmaz, susmaz.
Sen bir bahar fırtınası, ben dallarında yanmaya razı çiçek…
Gel, yine yak beni, Nora’m… külüm bile senin olsun.
İYKİ SEN ...

O güzel saatler… hayatımın en yoğun, en güzel, en unutulmaz anlarından biriydi. Kapıyı açtığın andaki ilk göz göze gelişimizle içimde bir fırtına koptu; sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi doğal, sanki birbirimiz için yaratılmışız gibi kaçınılmazdı her şey.
O bakışında kayboldum resmen, zaman durdu, kalp atışlarım senin ritmine uydu.
Konuşmalarımız akıp gitti, kahkahaların odanın her köşesine yayıldı, beni daha da sana çekti. Ama asıl büyü, konuşmaların arasında değildi; bakışlarda, dokunuşlarda, dudaklarımızın buluştuğu o ilk anda başladı.
Her öpücük daha derin, daha tutkulu, daha açtı iştahımızı… Dudakların tadı hâlâ dilimde, nefesin kulaklarımda yankılanıyor.
Sevişmemiz ise tam bir dans gibiydi; yavaş başlayan, giderek hızlanan, tutkuyla dolup taşan bir dans. Teninin sıcaklığı, nefesinin ritmi, ellerinin keşfettiği her yer… Her anı ayrı bir zevk, ayrı bir ateş.
Birbirimize teslim olurken dünya dışımızda kaldı; sadece ikimiz, sadece o an vardık. Sen hem zarif hem vahşi, hem narin hem güçlü bir kadınsın. O anda ruhum da bedenim de sana aitti.
Nora, sen çok güzel bir kadınsın. Hem ateşli hem zarif, hem vahşi hem narin. Vücudun, ruhun, gülüşün, kokun… Her şeyinle bağımlılık yaptın bana.
O durdurulmaz saat yetmedi, yetmez de. Seni tekrar görmek, tekrar o ateşi yaşamak, tekrar sana karışmak için sabırsızlanıyorum.
Bütün samimiyetimle söylüyorum: Seninle geçirilen zaman, bir erkeğin hayal edebileceği en mükemmel deneyim. Çünkü sen, insanı baştan çıkaran, ruhuna ve bedenine sahip olan nadir kadınlardan birisin.
Teşekkür ederim o muhteşem gece için… Seni özledim bile. İyiki varsın, Nora’m.
Ve sana ...
Gözlerinle başlar her yangın, dudaklarınla alev alır,
Tenin bir okyanus, ben dalgalarında boğulmaya razıyım.
Nefesin rüzgar, ben yaprak gibi savrulurum sana,
Kalbim senin ritminde atar artık, durmaz, susmaz.
Sen bir bahar fırtınası, ben dallarında yanmaya razı çiçek…
Gel, yine yak beni, Nora’m… külüm bile senin olsun.
İYKİ SEN ...



































