- 2 Haz 2009
- 10,704
- 11,511
- Cinsiyetiniz nedir?
- Bay
Bu kullanıcıyla anlaşma yapmak istiyorsanız, engellendiğini lütfen unutmayın.
Ahhhh @Vera Ay Ahhhhh
Aheng mi teslimiyet mi
Evet sevgili forumdaşlar
Kendime gelebilmem
Aslında yer yüzüne inmem biraz zaman aldı . Yaşadıklarımı anlatabilecekmiyim bilmiyorum ama dilim döndüğünce hissettiklerimin belki yüzde birini keşimelere dökebilirim umarım
@Vera Ay ...
Bazı insanlar vardır; onlarla kurulan bağ yalnızca sohbetten ibaret değildir.
O bağ, temasla derinleşir, sessizlikle anlam kazanır ve insanın iç dünyasında yankı bulan özel bir hâle dönüşür.
@Vera Ay ile yaşanan her an, tam olarak böyle bir bütünlüktür.
Ona dokunduğumda hissedilen şey yalnızca bir temas değildir.
Bu, insanın kendi sınırlarının genişlediğini fark ettiği o nadir yükselişlerden biridir.
Teninin sıcaklığı, dudaklarının yakınlığı, kokusu…
Hepsi bir araya geldiğinde akıl geri çekilir; hisler sahneyi devralır.
Ve insan, o anın sıradan olmadığını ilk saniyede anlar.
Dudaklarında geçen her an, zamanın yavaşladığı bir eşik gibidir.
Kopmak istemezsin; çünkü orada zorlanan değil, akan bir uyum vardır.
Talep eden değil, karşılık bulan bir hâl…
İnsana aynı anda hem güçlü hem savunmasız olmayı hissettiren, nadir bulunan bir denge.
Özel anların kıymeti tam da buradadır.
O anlar tekrar edilmez, taklit edilmez.
Her yakınlık, “tamam, bundan ötesi yok” dedirtirken, bir sonraki anda bunun da aşılabileceğini fısıldar.
Gerçek yükselme tam olarak budur. Bence bu samimi teslimiyet olayın büyüsü
Eğer bu yaşananlar bir senaryo olsaydı, bu kadar kusursuz bir ahenk yazılamazdı.
Bir kurgu bu kadar doğal, bir sahne bu kadar sahici duramazdı.
Çünkü burada plan yoktur, rol yoktu; sadece sezgi, uyum ve kendiliğindenlik vardır.
@Vera Ay ile geçirilen her an,
insanı bu dünyadan koparıp başka bir algı düzeyine taşır.
Beden ve zihin aynı anda uyumlanır;zirve kavramı yeniden tanımlanır. Ve o zirve her seferinde yukarı kavramı daha da yukarı gider ama o yükseldikçe yorulmaz haz duvarlarını zorlarsın Dokunuşu, kokusu, duruşu…
İnsana şunu hissettirir:
“Buradasın ve bu an gerçek.” Be şahane Ve belki de en kıymetlisi budur.
Onunla sohbet etmek ise başlı başına bir ayrıcalıktır.
Zihni çalıştıran, ruhu besleyen bir antrenman gibidir.
Bir an dört mevsimi aynı anda yaşarsın;
sözleriyle yükselir, suskunluğuyla derinleşirsin.
Bazen çok değerli hisseder,
bazen bilerek ve ustaca sadeleştirildiğini fark edersin.
Bu inişler ve çıkışlar bir düzensizlik değil, kusursuz bir dengedir.
Hem göze, hem kulağa, hem de zekâya saygı duyduran bir bütünlük…
Dominant duruşunun ardında gizlenen o ince teslimiyet,
anı da, hissi de daha gerçek ve daha etkileyici kılar.
Bazı buluşmalar yaşanır ve geçer.
Bazıları ise insanın içinde bir yere yerleşir.
Bu, ikincisidir.
Bir sanat eseri gibi; bakıldıkça değil, hissedildikçe anlam kazanan
Ve nihayet şunu söylemek gerekir:
@Vera Ay ile geçen her an, her saniye, her salise hayattan alınmış bir hediyedir.
Bu uyumu yaşamak, bu ahengi hissetmek bir ödül gibidir.
Tenlerin dili, enerjinin dengesi, yükselmenin verdiği o tarifsiz haz…
Hepsi bir arada, fevkalade ve unutulmaz.
Samimiyetin için, dengen için,
ince teslimiyetle güçlü duruşun arasındaki o eşsiz ahenk için
Ona dokunduğum an, bunun sıradan bir yakınlık olmadığını hissettirdiğin için
Tenine değen el, sadece tene değil; bir yükselmeye, bir taşmaya, bir “daha fazlasına” temas eder.
Ahhhhh o Kokusu…
İnsanın içine işleyen, geri çekilmeyen, akılda kalmayan;
bedende yer eden cinsten.
Bu hisler anlatılamaz yaşanır en kısa zaman da acaba bunların daha üstü var mı ? Sen her seferinde bunun üstü de var dedirttiğin an için samimiyetin samimi teslimiyetin bana hissettirdiklerin için teşekkürler.
En kısa zaman da tekrar bulutların üzerinde buluşabilmek dileğiyle
Keyifli forumlar
Saygı ve sevgi ile ...
seviliyorsun @Vera Ay ....
zirvelerde buluşmak dileğiyle
Aheng mi teslimiyet mi
Evet sevgili forumdaşlar
Kendime gelebilmem
Aslında yer yüzüne inmem biraz zaman aldı . Yaşadıklarımı anlatabilecekmiyim bilmiyorum ama dilim döndüğünce hissettiklerimin belki yüzde birini keşimelere dökebilirim umarım
@Vera Ay ...
Bazı insanlar vardır; onlarla kurulan bağ yalnızca sohbetten ibaret değildir.
O bağ, temasla derinleşir, sessizlikle anlam kazanır ve insanın iç dünyasında yankı bulan özel bir hâle dönüşür.
@Vera Ay ile yaşanan her an, tam olarak böyle bir bütünlüktür.
Ona dokunduğumda hissedilen şey yalnızca bir temas değildir.
Bu, insanın kendi sınırlarının genişlediğini fark ettiği o nadir yükselişlerden biridir.
Teninin sıcaklığı, dudaklarının yakınlığı, kokusu…
Hepsi bir araya geldiğinde akıl geri çekilir; hisler sahneyi devralır.
Ve insan, o anın sıradan olmadığını ilk saniyede anlar.
Dudaklarında geçen her an, zamanın yavaşladığı bir eşik gibidir.
Kopmak istemezsin; çünkü orada zorlanan değil, akan bir uyum vardır.
Talep eden değil, karşılık bulan bir hâl…
İnsana aynı anda hem güçlü hem savunmasız olmayı hissettiren, nadir bulunan bir denge.
Özel anların kıymeti tam da buradadır.
O anlar tekrar edilmez, taklit edilmez.
Her yakınlık, “tamam, bundan ötesi yok” dedirtirken, bir sonraki anda bunun da aşılabileceğini fısıldar.
Gerçek yükselme tam olarak budur. Bence bu samimi teslimiyet olayın büyüsü
Eğer bu yaşananlar bir senaryo olsaydı, bu kadar kusursuz bir ahenk yazılamazdı.
Bir kurgu bu kadar doğal, bir sahne bu kadar sahici duramazdı.
Çünkü burada plan yoktur, rol yoktu; sadece sezgi, uyum ve kendiliğindenlik vardır.
@Vera Ay ile geçirilen her an,
insanı bu dünyadan koparıp başka bir algı düzeyine taşır.
Beden ve zihin aynı anda uyumlanır;zirve kavramı yeniden tanımlanır. Ve o zirve her seferinde yukarı kavramı daha da yukarı gider ama o yükseldikçe yorulmaz haz duvarlarını zorlarsın Dokunuşu, kokusu, duruşu…
İnsana şunu hissettirir:
“Buradasın ve bu an gerçek.” Be şahane Ve belki de en kıymetlisi budur.
Onunla sohbet etmek ise başlı başına bir ayrıcalıktır.
Zihni çalıştıran, ruhu besleyen bir antrenman gibidir.
Bir an dört mevsimi aynı anda yaşarsın;
sözleriyle yükselir, suskunluğuyla derinleşirsin.
Bazen çok değerli hisseder,
bazen bilerek ve ustaca sadeleştirildiğini fark edersin.
Bu inişler ve çıkışlar bir düzensizlik değil, kusursuz bir dengedir.
Hem göze, hem kulağa, hem de zekâya saygı duyduran bir bütünlük…
Dominant duruşunun ardında gizlenen o ince teslimiyet,
anı da, hissi de daha gerçek ve daha etkileyici kılar.
Bazı buluşmalar yaşanır ve geçer.
Bazıları ise insanın içinde bir yere yerleşir.
Bu, ikincisidir.
Bir sanat eseri gibi; bakıldıkça değil, hissedildikçe anlam kazanan
Ve nihayet şunu söylemek gerekir:
@Vera Ay ile geçen her an, her saniye, her salise hayattan alınmış bir hediyedir.
Bu uyumu yaşamak, bu ahengi hissetmek bir ödül gibidir.
Tenlerin dili, enerjinin dengesi, yükselmenin verdiği o tarifsiz haz…
Hepsi bir arada, fevkalade ve unutulmaz.
Samimiyetin için, dengen için,
ince teslimiyetle güçlü duruşun arasındaki o eşsiz ahenk için
Ona dokunduğum an, bunun sıradan bir yakınlık olmadığını hissettirdiğin için
Tenine değen el, sadece tene değil; bir yükselmeye, bir taşmaya, bir “daha fazlasına” temas eder.
Ahhhhh o Kokusu…
İnsanın içine işleyen, geri çekilmeyen, akılda kalmayan;
bedende yer eden cinsten.
Bu hisler anlatılamaz yaşanır en kısa zaman da acaba bunların daha üstü var mı ? Sen her seferinde bunun üstü de var dedirttiğin an için samimiyetin samimi teslimiyetin bana hissettirdiklerin için teşekkürler.
En kısa zaman da tekrar bulutların üzerinde buluşabilmek dileğiyle
Keyifli forumlar
Saygı ve sevgi ile ...
seviliyorsun @Vera Ay ....
zirvelerde buluşmak dileğiyle



































