- 2 Mar 2021
- 53
- 106
- 44
- Cinsiyetiniz nedir?
- Bay
Eylül ile iletişime geçtim ve görüşme günümüzü kararlaştırdık. Date günü doğum günü ayı olduğundan çikolatalı frambuazlı bir pasta ve beyaz şarap ile ziyaret ettim. Ulaşım Marmaray ve Metrobüs güzergahındadır belki yeni olanlar vardır diye yazayım.
Kapıda sıkıca sarıldık özlem giderdik, tekrar sarıldık. Konuşacak ne çok şey birikmiş öyle. Şarap kadehlerimizin tadına bakarken zaman su gibi akıyordu ki konu Shibari'den açıldı...
Önceki görüşmemizden bu yana Shibari sanatıyla ilgili olduğumu zaten biliyordu ancak bu konu özelinde çeşitli workshoplara katılarak becerilerimi ve ip tekniğimi geliştirdiğimi anlattım. Nedir bu Shibari yaa diye içinizden geçirdiğinizi duyar gibiyim.
Shibari, Japon kültüründe kinbaku olarak da adlandırılan, bir öznenin iplerle bağlanmasını içeren bir sanattır. Tıpkı resim sanatında olduğu gibi üç karakter içerir:
1- Rigger, yani sanatçı, (Top yani üst olarak da geçer)
2- Ropebunny yani model (kadın vücudunu nedense çok estetik buluyorum)
3- Sanatta boya işlevi gören ipler. Belki biraz daha adrenalin yükseltmek için kırmızı mumlar.(belki bir dahaki sefere deneriz.)
İlgililere küçük bir dipnot: İnsan anatomisini iyi bilmek gerekiyor sinir noktaları ve damarların geçtiği yerlere iplerin denk gelmediğinden emin olunmalıdır. Geçici, kalıcı hasarlara sebebiyet verilebilir o yüzden eğitim şart diyorum.
İtiraf etmem gerekirse görsel sanatlara karşı olan ilgimle beraber shibari, izleyicisini cinsel olarak tahrik eden çekici, erotik bir sanattır. Shibari'nin sağlık açısından da faydaları bilinmektedir. Ruhsal dinginlik, kişinin kendisini tanıması, meditasyon, cinsel tatmin, erotizm, güven, güçlü bir iletişim ve biraz da eğlence.
Ben sakin sakin Shibari ile ilgili deneyimlerimi anlatırken ''sevişmek istiyorum'' sözleriyle kendime geldim. Zaman kaybetmeden duşa girip yanına vardım. Ve özlemimizi giderdik. Kaldığımız yerden sohbet ederken beni de ayaklarımdan bağla dedi. Güvenlikle ilgili hatırlatmalar yaptım. Ayaklarını bağladım. Fotoğraf aldım çözdüm bir yandan sohbet ederken bileklerini birleştirdim önde tuttuğu bilekleri ensesine doğru kaldırarak The Bunny Tie bağına başladım. Arada omuzlarına, dudaklarına öpücük kondurmayı da ihmal etmedim. 2 halatı bitirince ön ve arkadan fotoğraf alıp ipleri çözdüm. O anki düşüncelerini aldım. Güldük,eğlendik ve birbirimize yükseldik yükseldik zirveye çıktık. Şarap gibi kadın yıllandıkça güzelleşiyor.
Ropebunny olarak bana güvenip kendini teslim ettiği ve evinde ağırladığı için teşekkür ediyorum.
“Doğa, insanları yaratırken yüzleri gibi zevklerini de ayrıştırmayı yeğlediğinden, yüz hatlarımıza getirdiği çeşitlilik bizi nasıl şaşırtmıyorsa duygularımıza kattığı da şaşırtmamalıdır.”
Marquis de Sade, Yatak Odasında Felsefe.
Konu başlığında esinlenen eser de ''Rene Descartes, Ruhun Tutkuları.''
Fotoğraf şeridi için tıklayınız.
Kapıda sıkıca sarıldık özlem giderdik, tekrar sarıldık. Konuşacak ne çok şey birikmiş öyle. Şarap kadehlerimizin tadına bakarken zaman su gibi akıyordu ki konu Shibari'den açıldı...
Önceki görüşmemizden bu yana Shibari sanatıyla ilgili olduğumu zaten biliyordu ancak bu konu özelinde çeşitli workshoplara katılarak becerilerimi ve ip tekniğimi geliştirdiğimi anlattım. Nedir bu Shibari yaa diye içinizden geçirdiğinizi duyar gibiyim.
Shibari, Japon kültüründe kinbaku olarak da adlandırılan, bir öznenin iplerle bağlanmasını içeren bir sanattır. Tıpkı resim sanatında olduğu gibi üç karakter içerir:
1- Rigger, yani sanatçı, (Top yani üst olarak da geçer)
2- Ropebunny yani model (kadın vücudunu nedense çok estetik buluyorum)
3- Sanatta boya işlevi gören ipler. Belki biraz daha adrenalin yükseltmek için kırmızı mumlar.(belki bir dahaki sefere deneriz.)
İlgililere küçük bir dipnot: İnsan anatomisini iyi bilmek gerekiyor sinir noktaları ve damarların geçtiği yerlere iplerin denk gelmediğinden emin olunmalıdır. Geçici, kalıcı hasarlara sebebiyet verilebilir o yüzden eğitim şart diyorum.
İtiraf etmem gerekirse görsel sanatlara karşı olan ilgimle beraber shibari, izleyicisini cinsel olarak tahrik eden çekici, erotik bir sanattır. Shibari'nin sağlık açısından da faydaları bilinmektedir. Ruhsal dinginlik, kişinin kendisini tanıması, meditasyon, cinsel tatmin, erotizm, güven, güçlü bir iletişim ve biraz da eğlence.
Ben sakin sakin Shibari ile ilgili deneyimlerimi anlatırken ''sevişmek istiyorum'' sözleriyle kendime geldim. Zaman kaybetmeden duşa girip yanına vardım. Ve özlemimizi giderdik. Kaldığımız yerden sohbet ederken beni de ayaklarımdan bağla dedi. Güvenlikle ilgili hatırlatmalar yaptım. Ayaklarını bağladım. Fotoğraf aldım çözdüm bir yandan sohbet ederken bileklerini birleştirdim önde tuttuğu bilekleri ensesine doğru kaldırarak The Bunny Tie bağına başladım. Arada omuzlarına, dudaklarına öpücük kondurmayı da ihmal etmedim. 2 halatı bitirince ön ve arkadan fotoğraf alıp ipleri çözdüm. O anki düşüncelerini aldım. Güldük,eğlendik ve birbirimize yükseldik yükseldik zirveye çıktık. Şarap gibi kadın yıllandıkça güzelleşiyor.
Ropebunny olarak bana güvenip kendini teslim ettiği ve evinde ağırladığı için teşekkür ediyorum.
“Doğa, insanları yaratırken yüzleri gibi zevklerini de ayrıştırmayı yeğlediğinden, yüz hatlarımıza getirdiği çeşitlilik bizi nasıl şaşırtmıyorsa duygularımıza kattığı da şaşırtmamalıdır.”
Marquis de Sade, Yatak Odasında Felsefe.
Konu başlığında esinlenen eser de ''Rene Descartes, Ruhun Tutkuları.''
Fotoğraf şeridi için tıklayınız.





































