- 12 Ara 2021
- 484
- 995
- Cinsiyetiniz nedir?
- Bay
Siz ruhunu arayan adamın hikayesini biliyormusunuz. Hani ovaları geçmiş dağları aşmış. Denizlere akmış ırmaklarla beraber.
Serin bir Şubat günü tanışmıstım İmgeyle. Serin bir Şubat günü o sıcacık evde ruhuma dokunmuştu hani ayrılırken rehin bıraktığım. Beni bugünden alıp 19 yıl öncesine götürmüştü. İşte o günün tüm detayları zihnimde tam 3 ay geçti. Bir türlü elim gitmedi yazmaya. Cesaret edemedim tekrar görüşmeye. Ruhumu özgür bırakmasından korktum herhalde.
Ama daha fazla dayanamdım. Mayıs ayının bu sıcak cumartesi gününde hem de güneş tam tepedeyken kapısındaydım. Aynı sıcaklık, aynı samimiyet, o hatırladığım dokunuşlar. Sanki ilk görüşmemiz gibi heyecanlıyım. Sıcaksa bir yandan zorluyor beni. Sohbetimiz uzun ve samimi. Bir kısmı benim itiraflarımla dolu
. Ter basıyor vücudumu. Davetkar bir komutla duşa atıyorum kendimi. Sonrası daha çok sıcak daha çok ter.
Kahvemize eşlik eden sigaralarımızla sohbete kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugünü konuşuyoruz yarına unutlarımızla beraber.
Biranda daha çok ısınıyoruz. Koltukta başlayıp çok daha enteresan yerlerde devam eden ateşli ve sırılsıklam anlar yaşıyoruz beraber. Bedenlerimiz bir, gözlerimiz kenetlenmiş ve nefeslerimiz birbirine karışırken.
Ter içinde uzanmış 19 yıl öncesini düşünüyorum. İmgenin beni götürdüğü o 19 yıl önceki geceyi. Hayır bu kadar mükemmel değildi. Çünkü yanımdaki İmge değildi.
Yine ayrılık vakti. Sıcacık öpücükler sarılmalar eşliğinde kapıya varıyoruz. İşte tam da orada, o kapının ağzında son kez bakıyorum o kocaman gözlerine. O istemese de ben istemesemde bir parçam yine o gözlerde kalıyor. Bir sonraki buluşmamıza dek.
Sevgili İmge. Bugün yaşadığımız anlar benim için tarif edilemez güzellikdeydi. Bana karşı göstermiş olduğun samimiyet ve anlayış için hepsinden de önemlisi olgun tavrın için sana çok teşekkür ederim. Bir sonraki buluşmamız için daha kısa sürecek olan zaman diliminde kendine çok iyi bak.
Sürç-i lisan ettiysem affola.
Serin bir Şubat günü tanışmıstım İmgeyle. Serin bir Şubat günü o sıcacık evde ruhuma dokunmuştu hani ayrılırken rehin bıraktığım. Beni bugünden alıp 19 yıl öncesine götürmüştü. İşte o günün tüm detayları zihnimde tam 3 ay geçti. Bir türlü elim gitmedi yazmaya. Cesaret edemedim tekrar görüşmeye. Ruhumu özgür bırakmasından korktum herhalde.
Ama daha fazla dayanamdım. Mayıs ayının bu sıcak cumartesi gününde hem de güneş tam tepedeyken kapısındaydım. Aynı sıcaklık, aynı samimiyet, o hatırladığım dokunuşlar. Sanki ilk görüşmemiz gibi heyecanlıyım. Sıcaksa bir yandan zorluyor beni. Sohbetimiz uzun ve samimi. Bir kısmı benim itiraflarımla dolu
Kahvemize eşlik eden sigaralarımızla sohbete kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugünü konuşuyoruz yarına unutlarımızla beraber.
Biranda daha çok ısınıyoruz. Koltukta başlayıp çok daha enteresan yerlerde devam eden ateşli ve sırılsıklam anlar yaşıyoruz beraber. Bedenlerimiz bir, gözlerimiz kenetlenmiş ve nefeslerimiz birbirine karışırken.
Ter içinde uzanmış 19 yıl öncesini düşünüyorum. İmgenin beni götürdüğü o 19 yıl önceki geceyi. Hayır bu kadar mükemmel değildi. Çünkü yanımdaki İmge değildi.
Yine ayrılık vakti. Sıcacık öpücükler sarılmalar eşliğinde kapıya varıyoruz. İşte tam da orada, o kapının ağzında son kez bakıyorum o kocaman gözlerine. O istemese de ben istemesemde bir parçam yine o gözlerde kalıyor. Bir sonraki buluşmamıza dek.
Sevgili İmge. Bugün yaşadığımız anlar benim için tarif edilemez güzellikdeydi. Bana karşı göstermiş olduğun samimiyet ve anlayış için hepsinden de önemlisi olgun tavrın için sana çok teşekkür ederim. Bir sonraki buluşmamız için daha kısa sürecek olan zaman diliminde kendine çok iyi bak.
Sürç-i lisan ettiysem affola.





































